Uzman Kalemlerden Seçmeler

Dil Öğrenimi ile Dil Edinimi Arasındaki Fark

İngilizce derslerinde dilin yapısını ve kelime bilgisini, konuşma, yazma ve diğer İngilizce becerilerini öğretmek için uygulanan geleneksel yöntemler genellikle dilin kullanımını hızlandırmaktansa sınav geçmeye ya da yeterlilik sınavlarında başarı kazanmaya yöneliktir. Özellikle ortaokul ve üstü yaş grupları için geleneksel boşluk doldurma, eşleştirme, ses dosyasını dinleyerek doğru şıkkı saptama ve aynı bağlam üzerinde dönen soru cevap etkinlikleri çok sıkıcı gelmekte olup bazı durumlarda derse olan ilgilerinin kaybolması ile sonuçlanabilmektedir. Bu tarz yöntemler ile İngilizce öğrenen bireyler, İngilizce dersini gündelik ihtiyaçlarının iletişimsel yol ile giderilmesine aracılık edecek bir beceri kazanma olarak kabul etmek yerine verilerin ezberlenmesi, üzerinde düşünülüp problemlerin çözülmesinin gerektiği ve en nihayetinde de öğretmenden iyi bir not alabilmek için düzgün ve idealize bir şekilde yazıya dönüştürülmesi gereken sıradan bir ders olarak algılamaktadırlar. Bu sebepten dolayı, Dil Öğrenimi ve Dil Edinimi ana başlıkları ile İngilizce eğitiminin gündelik ihtiyaçların iletişimsel yol ile giderilmesine yönelik aracılık eden bir beceri olarak kazandırılmasının önemine değineceğiz.

 

Her ne kadar da bir dili bilmenin bu dilin gramer ve kelime bilgilerini bilmek olarak kabul eden görüşler var ise de dilin iletişim için çok önemli bir araç olduğu ve iletişimin sadece basit mesajları iletmeyi değil konuşma anının durumuna göre duyguları iletmeyi; insanların yaş ve mevkilerine göre farklı durumlar için özel ifadelerin seçimine kadar geniş bir iletiyi iletmeyi kapsadığı da bilinmektedir. Yani, dil denen iletişim aracı bize mağazada alışveriş yapma, bilgi sorma ya da bilgi verme, mutluluğumuzu ya da hayal kırıklığımızı ifade etme, tartışma, herhangi bir amaç için birilerini ikna etme, sevgimizi ifade etme, kabul etme ya da reddetme, hakaret etme, üzüntü belirtme ve bunlara benzer başka iletilerimizi iletmek için aracılık eder. Tüm bu iletilerimizi iletmek için ise gramer bilgisi ve kelime bilgisi yeterli olmamaktadır. Tam bu noktada Dil Öğrenimi ile Dil Edinimi arasındaki önemli fark ortaya çıkmaktadır.

 

Dil Öğrenimi daha çok gramer bilgisinin kazandırılması, problem çözme becerilerinin geliştirilmesi ve kelime bilgilerinin kazandırılmasını kapsamaktadır. Ayrıca, yukarıda belirttiğimiz geleneksel basmakalıp etkinliklerle ilerlemektedir. Ancak, dilin iletişimsel özellik ve fonksiyonlarını çoğu zaman göz ardı etmektedir. Elbette ki bu beceriler öğrencinin bilgisini ölçmek için önemli, fakat sadece bu becerilere sahip olan bir öğrenci dilin gerçek kullanıldığı bir alana girdiği zaman iletilen mesajları gerektiği gibi anlayamayacak ya da kendini doğru ifade edemeyecek; kısacası bu yöntemle İngilizce öğrenen bir birey İngilizceyi bir iletişim aracı olarak kullanmada ciddi zorluklar yaşayacaktır.

 

Ancak, Dil Edinimine gelince, bu amaca yönelik dil eğitimi tamamen dilin kendi doğal ortamında gerçekleşir. Çünkü, bir çocuk ana dilini öğrenirken bilinçsiz bir şekilde bu dilin tüm ayrıntılarını yaşayarak ve tecrübe ederek gerçekleştirmektedir. Bu çocuğa herhangi bir şekilde ana dilinin gramer yapısı ile ilgili bilgiler ya da kelimeleri ile ilgili bilgiler bilinçli bir şekilde öğretilmemektedir.

 

Dil edinimine yönelik İngilizce eğitimi verilirken öğrencilerin bu dilin gramer yapısına ve kelime bilgilerine ayrı ayrı odaklanmasından çok iletişimin içeriğine odaklanabilmelerine imkan sağlayacak iletişimin doğal kaynakları sunulmaktadır. Bu durumda öğrenciler İngilizceyi tüm özellikleri ve fonksiyonları ile görerek, duyarak ve hissederek doğru ve yanlışları saptayıp hedeflenen eğitimi kazanabilmekteler. Çünkü, iletişimin doğal kaynakları öğrencilere hedef dilde konuşan insanlar ile gramer yapısını ya da ifadeleri yanlış kullanmaktan kaynaklanan korku ve endişeye mahal vermeden  kendilerini bu dili konuşan toplumun bir ferdi gibi hissetmesine imkan tanımaktadır. Böyle bir entegrasyon motivasyonu öğrencilerin İngilizceyi yanlış yapma, kötü not alma ve benzeri korkulara kapılarak öğrenmek yerine özgüvenlerini ve bireysel çalışma ile İngilizce öğrenme motivasyonlarını da artırmaktadır. Ayrıca, iletişimin doğal kaynakları sunulduğunda öğrenciler İngilizce ile ilgili yeterli model girdileri de gerçekçi bir şekilde kazanabilmekteler.

 

Özetlemek gerekirse, Dil öğrenimi daha çok dilin yapısal ve dil ile ilgili problem çözmeye yönelik bir eğitimi kapsamaktadır. Fakat, dil edinimine yönelik bir İngilizce eğitimi dilin bir iletişim aracı olarak öğrencilerin gerçek hayatta İngilizce konuşan toplumların fertleri ile sözlü ya da yazılı iletişim kurabilmelerini amaçlamaktadır. Dolayısı ile, öğrenciler, bu öğrencilerin velileri, öğretmenler ve bu dilin eğitimini veren eğitim kurumları İngilizce eğitimini amaçlarken dilin kullanımının eğitimini ya da sınav başarısını elde etmeye yönelik bir eğitim hedeflediklerini önceden belirlemeliler. Ancak, İngilizce eğitiminin hedefi sınav başarılarına yönelik bile olsa, öğrenciler önce anlamlı bir süre dil edinimine yönelik eğitime tabi tutulduklarında dilin yapısal ayrıntılarını daha iyi öğrenebilmekteler.

 

Uzman İngilizce Öğretmeni

DOSTMUHAMMET AMANLYKOV

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir