Çocuklarımızın Sosyal Gelişimine Nasıl Katkıda Bulunalım?

Sosyal gelişim becerisi, çocuğun içinde yaşadığı topluma uyum sağlaması ile kazanılır. Çocuğun yaşadığı çevre ve toplum çocuğun sosyal ilişki kurma becerisini birçok yönden etkilemektedir. Bir çocuk dünyaya geldikten sonra ailesi ile yaşamaya başlar.  Bu onun ilk sosyal çevresidir. Çocuk insan ilişkilerine dair ilk deneyimleri kendi ailesinde edinir. Daha sonraları bu durum çocuğun bütün ilişkilerine sirayet eder. Yetişkinlik dönemlerinde kurduğu bütün ilişkilerin temelinde aile içinde kurulan ilişkilerin etkisi görülmektedir. Buradan yola çıkarak ortaya çıkan durumun, arkadaş ilişkileri, iş ilişkileri, eş ilişkileri çocukluk döneminde kurulan aile bağları ile alakalı olduğudur. Bu bağlamda sosyal gelişim ile duygusal gelişim arasında çok sıkı bir bağ vardır. Duygusal gelişim, çocuğun kendine yönelen kısmı ile ilişkilidir, sosyal gelişim ise bu paralelde çocuğun toplumla ilgili yönünü ortaya koymaktadır. Çocuğun duygusal gelişimi ne ölçüde sağlıklı ise, sosyal gelişimi de o ölçüde sağlıklı ilerlemektedir.

 

Duygusal süreçlerin gelişiminde çocuğun ruhsal ihtiyaçlarına özenmemiş bireyler başkalarının duygularını önemsemez veya başkalarının duygularına duyarlılık göstermezler. Çocuğa yeterli ilgi, sevgi gösterilirse benlik saygısı da yüksek olur. Bunun neticesinde de yüksek ve olumlu benlik yapısı geliştirmiş olur. Çocuklar, kendi ailesinde gördüğü sevgi ve ilginin neticesinde, diğer insanlarla olan ilişkilerini biçimlendirmiş olurlar. İlk olarak sevmeyi ve değer vermeyi, ahlaki kuralları aile içindeki ebeveyn rolündeki insanlardan öğrenirler. Çocuklar da ilk olarak anne ve babalarının davranışlarını model alarak, taklit ederek toplumun özelliklerini kavramış olurlar. Böylece toplum içinde nasıl davranmaları gerektiğini de anlamaya başlarlar.

 

Bir çocuğun sosyalleşmesinde diğer çocuklarla oluşturduğu oyun grubunun da etkisi vardır. Oyun grubunda oynanan oyunlar sadece birer oyundan ibaret değildir.  Bu oyunlarda çocuklar, yardımlaşmayı, paylaşmayı, arkadaşının hakkına saygı göstermeyi, empati duymayı, sahiplik duygusunu, iletişim becerilerini öğrenir ve geliştirir. Tek çocuğun olduğu ailelerde bu görev özellikle anne ve babalar düşer. Çocuğun başka kardeşleri de varsa sosyalleşme sürecinde diğer kardeşiyle kurduğu oyun grubunun da büyük etkisi olacaktır.

 

Çocuğun sosyal gelişiminde çevrenin de önemli bir rolü vardır. Sonuçta herkes gibi çocuklar da bir çevre içinde doğar, büyü ve olgunlaşırlar. Dolayısıyla çocuğun sosyal gelişiminde çevre ile olan irtibatını da sağlamak gerekir. Çocuğu gün için de gezmeye çıkartmak, parka götürmek, diğer çocuklarla oynamasına izin vermek, diğer büyüklerle iletişim kurmasını sağlamak hep önemli hususlardır. Çocukları dört duvar arasında tutarak, telefon ve tabletlere hapsederek onları koruyamayız, sosyal gelişimlerine set çekmiş oluruz. Çocuğu toplumdan soyutlayarak büyütmek onun sosyal gelişimine olumsuz yönde katkı sağlayacaktır. Çocuğun ne kadar çok diğer insanlarla iletişim kurarsa o kadar çok tecrübeye sahip olacak ve hayata daha kolay hazırlanacaktır. Çünkü çocuğun iletişim kurduğu her kişiden öğreneceği bir şeyler olacaktır. Bu da çocuğun sosyal gelişimini tamamlayan konulardır.

Çocuğun davranışlarının tutarlı olması, anne babanın davranışlarının tutarlı ve kararlı olmasıyla oldukça yüksek düzeyde ilişkilidir. Bu konuda anne babanın çocuk eğitimi konusunda aynı fikirde olmaları ve ortak bir eğitim yöntemini birlikte uygulamaları, çocuğun değişen durumlara vereceği tepkilerin daha mantıklı ve istendik olmasını sağlayacaktır.

 

PDR Servisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir